Yıldızlar ve Adam


 Yıldızları vardı adamın. Sayardı her gece eksik olmasından korkardı. Kadınlar gelirdi sırt çantasına sığacak kadar eşyalarıyla koca bir bavulluk yer kaplarlardı gök tarlasından. Büyük mutluluklar ürkütürdü adamı. Çocukluk alışkanlığıydı adamın mutluluğu koyardı cebine, bölerdi yıldızlara. Gök tarlasını gizlerdi adam. Herkesi odasına alırdı adam dört duvarın garabeti yeterdi kadınlara. Kadınları ürkütürdü büyük gezegeni. Gizledi cebine aldı. Böldü. Bazen çiğnemeden yuttuğu olurdu adamın. Korkuturdu kadınları. Duvarları beyazdı adamın
-Kadınlar sevmezdi gizemi.
Oynardı belirli bir müddet duvar kapmaca.
Bir gün bir kadın kaptı duvarını, yıktı…
Gökyüzü tarlasına rastladı adamın. Dayanamadı kadın kopardı yıldızlardan saçına taç yaptı. Tacı kullandı kadın. Uyuyordu kıyafetlerine. Yiyordu kadın durmadan yiyordu. Sonunda kıyafetleri olmadı kadına. Taç değerini yitirdi. Kadın duvar örmeye sıvadı kollarını, durmadan ördü. Bıkmadı kadın. Çürük tuğlalar, sahte bahaneler ucuz geldi adama. Ceplerini yokladı adam kalmamıştı büyük mutlulukları, ufalmıştı adamın. Kırıntılar cebinin yırtık astarından yerlere saçıldı. Gökyüzüne baktı adam. Son yıldızı kaydı.
Kadın evine davet etti adamı. Perdelerini taktı adam evin. Siyahtı. Sevgi sızmazdı pencerelerinden. Yiyordu kadın nefes almadan son demlerini. Kovdu adamı, birit getirdi adam. Taktı kornişin bitimine.
Sağlamdı tuğlalar, biritte tamamdı. Sigara yaktı adam, dumanı kadını boğdu. Bağırdı avazı çıktığı kadar. Sağardı artık adam. Başka gökyüzüne yıldız olacaktı kadın. Doydu kadın.
Gitti adam. Kendine yeni evler ördü adam. Ruhunu hapsetti tuğla yığınları arasına. Gökyüzü geceleri ürküttü adamı. Sarıldı tanımadığı kadınlara. Kararmıştı adam, ruhunu aydınlatamamış hiçbir yıldız..Dilekleri yoktu adamın cebinde kalan. Karanlığı sevmiş adam Işığı açmamış, sevmemiş bütün çıplaklığıyla gerçeği görmeyi. Kör olmuş adam.

Yorumlar