O GEMİ BİRGÜN GELECEK
O GEMİ BİRGÜN GELECEK
Kalbi
ön tarafı kullanılmış kağıdın arkasına yazılan yazılar gibi.Çiçekleri vardı
gece rengi saçları olan kadının. Sulardı çiçeklerini periyotla..bazen duş
sonrası kovada biriken suları çiçeklere döküyordu. Ömrü kelebek kadar,
Çiçekleri mor, turuncu, beyaz… 17 yaşında ekmeye başlamıştı saksılara. Çiçekler
de büyürdü kadınla..Tabak doluyor, kadın suluyordu. Hayatı tanıyordu. Kesmeyi
seviyordu kadın, solan yaprakları kesiyordu.Mutlu günlerle açsınlar diye.
İşiyordu adamlar saksılara. Durmadan mesaneleri deliniyordu
kadının,saksılarına işeyenlere. Yıkıyordu çiçeklerini. Temiz çarşaflara
sarıyordu. Temiz nevresimleri bahar kokardı kadının.
Halı desenlerini ezberlediği yaşlarda altına işerdi kadın. Korkardı
çiçeklerinin solmasından. Dört elle sarılırdı beyaz,turuncu,mor çiçeklerine.
Uyandı kadın, baktı saksılara uzanan beyaz, turuncu, mor çiçeklerine.Dolmuştu
alt tabağı ağzına kadar. Solmuştu çiçekler. Bu sabah 18 yaşına bastı kadın.
Artık sulamayı bıraktı hayatını kesti kadın. Suları içiyordu artık.
Paylaşmayacaktı saksının dibinde biten yabani otlar kaldı kadına.
Sustu kadın. Saksının tabağında kalan suyu bir celsede içti. Nefesi
turuncu,mor,beyaz kokuyordu kadının. Şaşırmıyordu artık, büyütmüyordu
çiçeklerini. Her şey büyürdü gözlerinde. Artık göz bebekleri büyümüyordu. Ağlamıyordu
kadın. Çirkin kahkahalarını duyar gibiydim. Rüzgara karşı işiyordu kadın.
Vücudunu yıkıyordu. Sabunları vardı kadının turuncu, beyaz, mor. Gözlerine
bakıyorlardı. Göremediler gözbebeklerini.Bir damla yaş kalsa gözlerinde
dökecekti saksılara, kalmamıştı. Yabani otlarına yağmurun yağacağı günü bekledi
kadın
‘’ ki beklemek en korkunç halidir yaşamanın’’
Yorumlar
Yorum Gönder